Dr İbrahim Can: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA MODELİ

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için uygulanması gereken; gelişmiş ülkelerde uygulanan ve bilimsel olarak ispatlanmış çözüm önerilerimi aziz Türk Milleti’ne sunuyorum.

1) Enflasyonda en önemli payı olan gıda milli güvenlik meselesidir. İsviçre Üniversitesi’nin modeli, Alman hükümeti tarafından politika olarak uygulanmaktadır. Bunu çok daha geliştirerek TBMM Sürdürülebilir Tarım Komisyonu için 2020’de sundum. Bu bilimsel modeli görselde öz olarak paylaşıyorum. Buna göre, tarım ve hayvancılık üreticileri, kapatılan (!) DPT tarafından sunulan tüm ülkenin analizi, kapasitesi ve üretim planlamasını iş planı olarak alır. Çiftçi modern teknoloji, mühendislik bilgisi ve finansman desteği ile güçlendirilir. Girişimcilik özendirilerek ürünlerin işlenmesi ve katma değerli mala dönüştürülmesi sağlanır. Önce millet doyurulur, fazlası da ihracata yönelik küresel markalar yaratılarak cari fazla yaratılır. Bu sayede enflasyon düşer, TL değer kazanır.

2) Önceki maddenin olabilmesi için elbette sanayi, teknoloji, konut ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bu ihtiyaçların karşılanması da işsizliği azaltır. Ayrıca dayanak varlıktan yoksun sanal ve spekülatif yatırım araçları yerine ilk olarak üretim ve ticaret arasında köprü olarak doğan finans desteklenir.

3) Bunları gerçekleştirecek şirketlerin finansal sürdürülebilirlik güvencesine kavuşabilmesi için iktisadi ve idari bilimler öğreniminin güçlendirilmesi ve liyakat ile yönetici atamaları gerekir. Bu yöneticiler şirketlerinin yaş, büyüklük ve halka arz ya da küresel ticaret ölçeklerine ulaştığında öz yeterlilik sıkıntısı ile dış desteğe ihtiyaç duyacaktır. ⬃

4) Finansal Yönetim Danışmanı, finans ve yönetim bilimlerinde doktora öğrenimi ile hakim olduğu kuramları, gelişmiş ülke ekonomilerinde ve küresel şirketlerde yönetim kurulu üyeliği ile kazandığı deneyimleri ve yasal yetkilerine ilaveten itibar ve sosyal çevresi kullanarak çoklu katma değer yaratır ve ulusal ekonomiyi güçlendirir.

5) Roma İmparatorluğu, doğrudan demokrasi modelinde; parlamento üyelerinden senatörlerin (Senatus) teknokratların en üstü olan danışmanlar (Consul) ile desteklenmesi sayesinde ekonomik sürdürülebilirlik sağlamıştır. Ancak bütün bu süreci denetleyen yargı mekanizması mutlak bir felsefeye hakimdir. Bu felsefe Roma’nın kamu yönetimi başarısının nesnel ahlaki gerçekler üzerine inşa edilmesi (Cicero; MÖ 106–43) ile vücut bulur. Adam Smith’in Kapitalizm Kuramı, temelinde yer alan ahlak felsefesi 1800 yıllık bu teamülün devamıdır.

6) Devlet, toplumun refahı için kurulmuş siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik kamu düzenidir. Ekonomi insanın refahıdır. Hükümet ise bu refah güvencesini sunma yetkinliğinde kamu yönetimi temsilidir. Toplum refah seviyesinden memnun değilse BİLİM, HUKUK ve AHLAK eksikliğindendir. Ekonomi yalnızca bu eksiklikler yüzünden bozulur ve yalnızca bunların (yöneticilerin şahsından bağımsız sistemde) birlikte uyum içinde toplumun refahı için çalışması ile sürdürülebilirlik kazanır.

İbrahim Can, Ph.D. CPA

Kurucu, Finansal Yönetim Danışmanı

www.icanadvisory.com

Veysi Dündar: DOGMATİK EKONOMİDEN, IŞILTILI EKONOMİYE

Baki Atılal-Prof Dr Yaşar Uysal:   Türk Tarımının Dünü, Bugünü ve Geleceği

FÖŞ yazdı:  2022 yılında dünyayı bekleyen riskler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir