Faiz artıramaz söyleminden ‘ucu açık’ faiz artırımına geçildi: Sahne sırası TL faizin!

USDTRY kuru dün psikolojik 10 seviyesinin diplerine kadar gevşedi. Her ne kadar kamunu yüklü müdahalesi konuşulsa da, “kur korumalı TL vadeli mevduat” ürününün de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Altını çizerek söylemek gerekiyor ki, ürün yeni ve belki de henüz tabana yaygın bir şekilde pazarlanamıyordur. Lakin yine de, kısa vadede, faizin ucunun açık bırakılması, şimdilik TL’deki erimeyi durdurmaya yettiğini görüyoruz.

Pek iyi uzun vadede ne olacak diye sorduğunuz hemen duyar gibiyim. Elbette, kur farkının Hazinenin sırtına yüklenmesi, bütçe anlamında oldukça ağır bir fatura getirebileceği göz ardı etmiyoruz. Neredeyse 60 yıl öncesinin zorlu Türkiye ekonomisinde uygulamaya konulan DÇM “dövize çevrilebilir mevduat”,  sonuçta ekonomiye enflasyon olarak geri dönmüştü. DÇM’lerin son taksiti ödendiğinde devrin başbakanı Turgut Özal ürünü “bilgisizliğin vesikası” olarak eleştirmiş ve “İnşallah gençlerimiz bundan ders alır. Bir daha böyle hesapsız kitapsız hatalar yaparak, gelecek nesilleri zor taşınan yük altına sokmaz” demişti!

USDTRY kurunun Pazartesi akşam üzeri 18,30 seviyelerinden dün öğle saatlerinde 10,30 kadar gerilemesi tek kelime ile inanılmaz bir hareket! Tepeden %44 gerileme kaydetti! Düşünsenize, kabaca 4 hafta önce USDTRY kuru psikolojik 10 seviyesine geldiği bir gün komaya giren bir kişiye, dün uyandığında olanı biteni anlatmaya hele bir deneyin!

Dün her hafta Perşembe günü olduğu üzere, TCMB para ve banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı. Buna göre, 17 Aralık ile biten haftada, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) 6,1 milyar dolar artarak 237,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. TCMB verilerine göre, parite etkisinden arındırılmış DTH mevduatındaki artış ise 5,4 milyar dolar oldu (4 milyar bireyler + 1,4 milyar ise tüzel). Yurt içi yerleşiklerin DTH miktarının toplam mevduat içindeki payı ise %62,7’den %66,4 seviyesine yükseldi. TL mevduatta yaklaşık 60 milyar TL azalış olduğunu görüyoruz. Dolarizasyon tam gaz!

TCMB’nin brüt döviz varlıkları 5,8 milyar dolar azalışla 78,4 milyar dolar seviyesine gerilerken; altın varlıklarında ise önemi bir değişim olmadı: Brüt döviz + altın rezervler bu sonuçla 116,9 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB’nin dış varlıklarından toplam döviz yükümlülüklerini düştüğümüzde, bunun da içerisinde Hazine mevduatı ve swapları (emanet dövizleri) ayıkladığımızda, TCMB’nin net pozisyonu eksi 65 milyar dolar seviyesine gerilediğini görüyoruz.

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, NTV televizyonunda soruları yanıtlarken, piyasanın döviz fiyatını kendisinin belirlediğini, “Merkez Bankası veya Hazine’nin neden müdahale ettiğine” ilişkin sorulara ise “Türkiye ihtiyacı olan tüm enstrümanları kullanır” yanıtını vererek, kamunun müdahalesini savunduğunu görüyoruz! Nebati, “Türkiye elindeki bütün enstrümanları kullanmayacak kadar yeteneksiz bir ülke mi?” ifadesiyle devam ederken, “yüksek faiz söylemi aslında öğretilmiş bir yanlıştır; biz, bize öğretilmiş şeyleri yapmaktan vazgeçme zamanının geldiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Gelelim bültenin manşetine. Hatırlayacağınız üzere, son zamanlarda iktisat teorisine başvurarak Mundell-Fleming modeline devamlı atıfta bulunuyorum. Ne demiştim? Sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ekonomide hem kur hem de faiz beraber kontrol edilemez. Birini seçmeniz gerekiyor. Yeni ekonomik model ile faizlerin tercih edilmesi, esnek olan kurun son aylarda adeta uzay yolculuğuna çıkmasına neden olmuştu. Pazartesi akşamından itibaren ise, bu sefer de ucu açık bir şekilde faizi (üstü örtülü) artırınca -kuru kontrol etmeye çalışınca- faizin yukarı yönlü hareketlenmeye başladığını görüyoruz. Gerek DTH’ın toplam mevduat içinde geldiği seviye, gerekse de kamunun döviz satışları ile TL likidite hem azaldı hem de oldukça kıymetli hale geldi! Piyasa faizlerinin özellikle de kredi cephesinde hızla yükseldiğine bizzat şahitlik ediyoruz!

Dün günün ikinci yarısında, FED’in favori enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim ve harcamalar (PCE) Kasım aydında 39 yılın zirvesine çıktı: Manşet enflasyon %5,7 ; çekirdek ise %4,7 artış kaydetti. Dünyada da faiz artırımlarının devam ettiğini görüyoruz. Bu hafta Macaristan ve Çekya kervana katılırken, Rusya Başkanı Putin, Rusya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını savunarak, “artırmasaydık Türkiye’nin yaşadıklarını yaşardık” dedi.

Küresel piyasalarda ise ılımlı hava egemenliğini korumaya devam ediyor. Omicron varyantının bulaşıcı ama semptomlarının hafif olması ve hastaneye yatışın fazla olmaması piyasaları 2022 daha iyi bir yıl olacak diye adeta ümitlendiriyor. Batı aleminde Noel tatili nedeniyle piyasaların büyük bir kısmı kapalı konumda. Brent cinsi petrol 77 dolara dayanarak son 1 ayın zirvesinde işlem görürken, kıymetli madenler cephesinden bebek adımlarla da olsa beklediğimiz yükseliş devam ediyor. Direnişin parası Bitcoin ise dün akşam beklediğimiz kapanışı (kabaca 49-50bin seviyesinin üzerinde) gerçekleştirdi. Bugün 71bin dolar seviyesini hedefi ile pozisyon artırmaya çalışacağız.

USDTRY kuru dünkü işlemlerde 10’lu seviyelerin diplerine kadar gevşemesi ardından bu sabah yen günü 11,30 seviyelerinden karşılıyor. Senenin iyi bir kur seviyesi ile bitirilme isteğini anlasam da, 4 Ocak tarihinde açıklanacak sağlam enflasyon verisi ardından yukarı yönlü hareketin yeniden ivme kazanma ihtimalini göz ardı etmiyorum. Döviz alım isteği (fatura ödeme) veya bilanço hedging amacı ile gelinen seviyeler kademeli olarak değerlendirilebilir.

iktisatbank.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.