1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Neden Erkeklerin Sakalı Var da Kadınların Yok?

Neden Erkeklerin Sakalı Var da Kadınların Yok?

Kimine göre her gün kesmek zorunda olduğu bir kıl yumağı, kimine göre ise erkeğin makyajı olarak kabul edilen sakal neden var hiç düşündünüz mü? Madem evrimsel süreçte bugüne kadar bizimle geldi, o zaman neden kadınlarda yok? Sakalın evrimsel ve tarihsel sürecine yakın bakarak merak edilen soruları yanıtladık.


Eğer bir erkekseniz ve büyük bir plazada çalışan beyaz yakalıysanız, memursanız ya da askerdeyseniz sakal sizin için tam anlamıyla bir beladır çünkü her gün kesmek zorunda kalırsınız. Daha rahat bir işiniz varsa onlarca sakal modelinden yüzünüze en uygun olanı seçebilir ve çok daha havalı bir tarz yakalayabilirsiniz. Öyle mi? Gerçekten sakal havalı mı? Peki başka ne işe yarıyor erkeklerin yüzündeki bu sert kıllar?

İlk insandan günümüze kadar gelen evrimsel süreçte yalnızca işe yarar parçalarımız kaldı ve diğerleri yok oldu gitti. Demek ki sakal da işe yarar bir parça. Erkeklerin kendine has bir tarz yaratmasından başka ne işe yarıyor peki? Madem bu kadar işe yarıyor, insanlığın yarısını oluşturan kadınlarda neden yok? Merak etmeyin, sakal hakkında kafaları kurcalayan tüm soruların oldukça mantıklı yanıtları var.

Kadınların neden sakalı yok?

Sakalın evrimsel ve tarihsel yolculuğunu incelemeden önce başlıkta da sorduğumuz ana sorumuzun yanıtını verelim. Kadınların sakalı yok çünkü erkeklerde sakal çıkmasını sağlayan çene kıl köklerinin uyarılma süreci, testosteron tarafından üretilen farklı bir hormon olan dihidrotestosteron kısaca DHT tarafından gerçekleştiriliyor. Yani biyolojik olarak kadınlarda erkeklerde olduğu gibi sert yüz kılları çıkması mümkün değildir. Elbette, her şeyde olduğu gibi bu konuda da bazı istisnalar olabilir.

Vücudumuzdaki bütün o kıllar ne işe yarıyor?

Kadınların neden sakalı yok sorusunun biyolojik nedene bağlı yanıtını verdikten sonra sakalın evrimsel ve tarihsel sürecini öğrenmek için Josh Clark ve Chuck Bryant tarafından kaleme alınan Stuff You Should Know: An Incomplete Compendium of Mostly Interesting Things isimli kitaba bakalım. Bu kitapta yalnızca sakal ile ilgili değil, merak ettiğimiz pek çok konu hakkında da detaylı bilgiler görüyoruz.

Hem erkeklerin hem de kadınların vücudunda kıllar vardır. Günümüzde başa bela olan ve ortadan kaldırmak için binbir çile çektiğimiz tüm bu kılların aslında son derece önemli görevleri var ve evrimsel süreçte hayatta kalmamızı sağladılar. Genel olarak özetlemek gerekirse;

  • Genel vücut kılları termoregülasyon adı verilen vücut ısısını dengeleme görevi görür.
  • Saçlar kafamızı güneşten korur ve soğuk iklimlerde ısı kaybını önler.
  • Kirpikler gözümüzü böcekler, tozlar ve diğer döküntü parçalarından korur.
  • Kaşlar terin gözümüze girmesini engeller.
  • Koltukaltı kılları deri sürtünmesini engeller. 
  • Kasık kılları sürtünmeyi ve bakteri oluşumunu engeller.

Bakın bugün rahatsız olduğumuz kıllar aslında ne kadar da önemli görevlere sahipler. Peki, erkeklerin yüzünün yarısını kaplayan kıllardan oluşan sakal ne işe yarıyor? Diğer kıllar gibi önemli görevleri varsa neden kadınlarda, bebeklerde ya da çocuklarda da oluşmuyor? Sorunun yanıtı için ilk insanlara bakmalıyız.

Güçlü erkeklerin sembolü olan havalı sakallar ne işe yarıyor?

Vücudumuzdaki ufak tefek kılların bile böyle önemli görevleri varsa tarihin pek çok döneminde güçlü erkeklerin sembolü olan havalı sakalların kimbilir ne kadar önemli görevi vardır değil mi? Hayır, yok. Sakallar hiç de diğer kıllara benzer görevler üstlenmiyorlar ama yanıt, sorunun tam da içinde gizli.

New Mexico Üniversitesi’nde gören yapan Profesör Geoffrey Miller’a göre sakalın iki önemli görevi var; interseksüel çekicilik ve interseksüel rekabet. Yani kadınları etkilemek ve rakip erkekleri korkutmak. Kısaca sakal, erkeklerin diğer erkekler tarafından güçlü görülmesini ve kadınlar tarafından da havalı görülmesini sağlıyor. Yanıt sorunun içinde gizli demiştik.

Sakalı olan hayatta kalır: Evrimsel süreçte sakalın rolü

Savananın ortasında elinizde taşla dikildiğinizi hayal edin. Güçlü olmanız yetmez, güçlü de görünmelisiniz. Aslanı, kaplanı bir şekilde alt etmeyi başardınız ama ya diğer rakipler? Onlara karşı da güçlü görünmek için elinizdeki en önemli silah tıpkı diğer yırtıcıların yüzleri gibi kendi yüzünüzü de kıllarla kaplamaktır. Böylece rakibiniz, içgüdüsel olarak sizin tehlikeli bir canlı olduğunu anlayacaktır.

Bebeklerde ya da erkek çocuklarında sakal olmaz çünkü onlar üreme ya da mücadele çağında değildirler. Erkeklerin sakalları tam da üreme döneminin başladığı ergenlik çağında çıkmaya başlar ve üremeye hazır olunan yaşlarda gerçek bir sakal halini alır. Nasıl ki evrimsel süreçte iri göğüslü ve iri kalçalı kadınlar üreme konusunda erkeklere çekici geldiyse, sakallı erkekler de kadınlara üreme konusunda çekici gelmiştir.

Fakat bu durum neden hala neredeyse hiç sakalı olmayan erkeklerin var olduğu gerçeğini açıklamıyor. Bu gerçeği açıklayan ise kısaca NFD olarak adlandırılan negatif frekans bağımlılığıdır. Bunun anlamı, nadir olanın çekici gelmesidir. Evrimsel sürecin bir noktasında her yer sakallı ve rakiplerini alt eden erkeklerde dolu olunca kadınlar sakalsız ve belki güçlü bile olmayan erkeklere yönelmiş olabilir. Bu yönelimin tarım toplumunda güç ile aklın birleştirildiği dönemde gerçekleştiği düşünülüyor.

Rakibe göre yapılan tıraşlar: Tarihsel süreçte sakalın rolü

Tarihin pek çok farklı döneminde karşımıza sakallı ve güçlü erkekler çıktığı gibi sinekkaydı tıraşlı erkekler de çıkıyor. Madem sakal, gücün ve çekici olmanın sembolüydü, koca koca krallar bile neden tıraş olmayı tercih ettiler? Bu sorunun net bir yanıtı yok ancak dönemsel olarak karşımıza çıkan figürleri yorumlamamız mümkün.

Antik Romalılar yüzlerce yıl tıraş oldular çünkü rakipleri olan Antik Yunanlılar sakalı güç ve bilgeliğin sembolü olarak görüyorlardı. Barbar Vikingler kaba sakallarıyla gezerken istila ettikleri İngiltere’de yaşayan katolikler tıraş olmayı tercih ettiler. Aynı bölgede bulunan protestanlar ise katoliklere karşı sakal bırakma yolunu seçtiler. 

Sakal konusunda liderlerin de büyük bir etkisi var. Milattan sonra 2. yüzyılda Roma’da başa geçen İmparator Hadrian sakal bıraktı ve tüm ülke onu izledi. İngiltere kralı V. Henry ise ülkenin ilk tıraş olan kralıydı. Sonraki 7 kral da Henry’nin yolundan gitti ve tıraş oldu. Yani tarihsel süreçte erkekler, sakallarını düşmanlarına ya da liderlerine göre belirleyerek önemli bir sembol haline getirdiler.

Şimdi moda, peki ya sonra? Günümüzde sakal anlayışı:

2017 yılında The Economist tarafından yayınlanan bir makalede erkeklerde sakal bırakma oranının arttığından, onlarca farklı modelin ortaya çıktığından ve hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı erkeklerin güçlü sakallar için yılda binlerce dolar harcadığından bahsedilmişti. Günümüzde sakalın moda olduğunu söyleyebiliriz ama daha ne kadar bu moda sürecek bilemiyoruz.

COVID-19 pandemisi ile birlikte Daily Mail gazetesinde Could Your Facial Hair Put You at Risk for Coronavirus? isimli bir makale yayımlandı ve sakal ile hastalıklar arasındaki ilişki incelendi. Benzer bir inceleme 1916 yılında McClure’s dergisinde de yayımlanmış ve sakalın her türlü mikrop ve bakterinin yuvası olduğundan bahsedilmişti. Mutlaka sakal bırakacaksınız elleriniz gibi sakalınızı da sık sık yıkamakta yarar var. 

Neden erkeklerin sakalı var da kadınların yok sorusu üzerinden sakalın evrimsel ve tarihsel sürecini inceleyerek merak edilen soruları yanıtladık. Sakal gerçekten erkeğin makyajı mı yoksa rahatsız edici bir kıl yumağı mı? Konu hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Yorum Yap